TMK 169 Gereği Müşterek Konutun Tahsisi Halinde Üçüncü Kişi Malikten Kira veya Ecrimisil Talep Edilebilir mi?

Boşanma davalarının en sık karşılaşılan ihtilaf konularından biri, dava süresince eşlerden birinin ve varsa çocukların hangi konutta barınacağıdır. Bu sorun çoğu zaman taşınmazın eşlerden birine değil, aile büyüklerine (anne, baba, teyze, amca vb.) ait olduğu durumlarda daha da karmaşık bir hal almaktadır. Bu makalede, dava süresince Türk Medeni Kanunu m.169 uyarınca verilen tahsis (geçici önlem) kararının, üçüncü kişi malikin kira veya ecrimisil (haksız işgal tazminatı) talebine etkisini inceleyeceğiz.

TMK m.169 Kapsamında Geçici Önlem ve Tahsis

Boşanma veya ayrılık davası açıldığı anda, hâkimin tarafların talebi olmaksızın dahi dava süresince gerekli geçici önlemleri alması TMK m.169’da düzenlenmiştir. Bu önlemler arasında eşlerin barınma ihtiyacının karşılanması, yani müşterek konutun hangi eş tarafından (ve varsa çocuklarla birlikte) kullanılacağına ilişkin tahsis kararı da yer alır.

Uygulamada sıkça karşılaşılan bir yanlış kanı, bu tahsisin yalnızca eşlerden birine ait taşınmazlar için verilebileceğidir. Oysa mahkeme, barınma ihtiyacı ve tarafların menfaat dengesini esas alarak, taşınmazın kime ait olduğuna bakmaksızın tahsis kararı verebilir. Tapunun eşlerden birine, üçüncü bir kişiye veya aile büyüklerine kayıtlı olması, mahkemenin bu tahsisi yapmasına engel teşkil etmez.

Aile Konutu Şerhi (TMK m.194) ile Karıştırılmamalıdır

Burada önemli bir ayrımı vurgulamak gerekir: TMK m.194’te düzenlenen “aile konutu şerhi” müessesesi ile TMK m.169 kapsamındaki “geçici tahsis” birbirinden farklı kurumlardır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihadına göre, aile konutu şerhinin tapuya işlenebilmesi için taşınmazın eşlerden birine ait olması zorunludur. Mülkiyeti üçüncü bir kişiye ait olan taşınmazlar, eşler tarafından fiilen aile konutu olarak kullanılsa bile, bu taşınmaz üzerinde aile konutu şerhi tesis edilemez; çünkü şerh, üçüncü kişinin mülkiyet hakkını doğrudan sınırlayan ayni nitelikte bir kısıtlamadır ve bu kısıtlama ancak taşınmazın sahibi olan eş yönünden kurulabilir.

Buna karşılık TMK m.169 kapsamındaki geçici tahsis, ayni bir hak tesis etmez; sadece dava süresince geçerli olan, kişisel ve geçici nitelikte bir kullanım düzenlemesidir. Bu nedenle taşınmazın üçüncü kişiye (örneğin eşlerden birinin akrabasına) ait olması, mahkemenin böyle bir tahsis kararı vermesini engellemez.

Tahsis Kararı Sonrasında Kira/Ecrimisil Talep Edilebilir mi?

Asıl soru şu noktada düğümlenmektedir: Mahkeme, dava süresince müşterek konutu bir eşe (örneğin kadına) tahsis ettiğinde, daha önce taraflar arasında hiçbir kira ilişkisi kurulmamış olsa bile, taşınmazın gerçek maliki olan üçüncü kişi bu kullanım için sonradan kira veya ecrimisil talep edebilir mi?

Bu sorunun cevabı, ecrimisilin hukuki dayanağında aranmalıdır. Ecrimisil, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında haksız fiilden kaynaklanan bir tazminat türü olarak kabul edilmektedir ve istenebilmesi için kullanımın hukuki bir dayanağı bulunmaması ve kötü niyetli olması gerekmektedir. Bir başka ifadeyle, taşınmazı kullanan kişi ile malik arasında bir kullanım sözleşmesi ya da hukuki bir dayanak varsa, ecrimisil şartları oluşmaz.

Mahkemenin TMK m.169 uyarınca verdiği tahsis kararı, işte bu anlamda kullanıma “hukuki bir dayanak” sağlamaktadır. Tahsis kararı bulunduğu sürece, konutta oturan eşin kullanımı mahkeme kararına dayanmaktadır ve bu kullanım kötü niyetli bir işgal olarak değerlendirilemez. Bu durum, konutun maliki kim olursa olsun (eşlerden biri, üçüncü kişi veya akraba) aynı sonucu doğurur: dava süresince ve tahsis kararı geçerliliğini koruduğu sürece, malik tarafından geriye dönük veya o döneme ilişkin kira/ecrimisil talebinde bulunulması, mahkeme kararıyla tanınan kullanım hakkını anlamsız kılacağından kabul görmemektedir.

Nitekim eşlerden birinin mülkiyetinde olan konutlarda da aynı ilke uygulanmaktadır: konutun kullanım hakkı kendisine tahsis edilen eş, bu kullanım için diğer eşe (malik eşe) herhangi bir bedel ödemek zorunda değildir, çünkü bu durum bir “tedbir” niteliğindedir. Üçüncü kişi malikler açısından da aynı mantığın geçerli olması gerekir; aksi yorum, mahkemenin barınma ihtiyacını gözeterek verdiği tedbiri fiilen işlevsiz kılar ve tahsis kararının amacını ortadan kaldırır.

Tahsis Kararının Sınırları

Bu korumanın sınırsız olmadığı da gözden kaçırılmamalıdır:

  • Tahsis kararı kişiye özgüdür. Konut, tahsis edilen eş dışında üçüncü bir kişiye kiraya verilemez veya amacı dışında kullanılamaz. Böyle bir durumun tespiti halinde, diğer eş veya malik, tahsis kararının kaldırılmasını talep edebilir.
  • Tahsis kararı dava süresiyle sınırlıdır. Boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte, geçici önlem niteliğindeki tahsis kararının dayanağı da ortadan kalkar. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin yakın tarihli bir kararına göre, aile konutunda oturan ve malik olmayan eş, boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren haksız işgalci konumuna geçer. Bu noktadan sonra, malik (eş veya üçüncü kişi), kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek ecrimisili, beş yıllık zamanaşımı süresi içinde talep edebilir.
  • İtiraz yolu açıktır. TMK m.169 kapsamında verilen tedbir kararına karşı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.394 uyarınca bir hafta içinde itiraz edilebilir. Tedbirin kaldırılması halinde, kaldırma tarihinden sonraki kullanım için yukarıdaki koruma geçerliliğini kaybedebilir.

Sonuç

Boşanma davası devam ederken, mahkemenin TMK m.169 uyarınca verdiği geçici tahsis kararı, müşterek konutun maliki kim olursa olsun (eşlerden biri ya da üçüncü kişi/akraba) geçerlidir ve bu tahsis kararına dayanan kullanım, ecrimisil veya kira talebinin önünde hukuki bir engel oluşturur. Daha önce taraflar arasında herhangi bir kira ilişkisi kurulmamış olması da bu sonucu değiştirmez; çünkü talep edilen bedelin dayanağı zaten bir “kira ilişkisi” değil, tedbir kararına aykırı bir kullanımın varlığıdır — ki bu da somut olayda mevcut değildir.

Bununla birlikte, bu koruma tahsis kararının ve dava sürecinin devamına bağlıdır. Boşanmanın kesinleşmesi veya tedbirin kaldırılması halinde, malikin geçmişe ve geleceğe dönük talepleri için hukuki tablo değişecektir. Bu nedenle, sürecin her aşamasında güncel durumun bir aile hukuku avukatı ile değerlendirilmesi önem taşımaktadır.


Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olaya özgü hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Konunuza özel değerlendirme için bir aile hukuku avukatına başvurmanız önerilir.

TMK 169 Gereği Müşterek Konutun Tahsisi Halinde Üçüncü Kişi Malikten Kira veya Ecrimisil Talep Edilebilir mi?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön
×
Tasarım: Bursa Web Tasarım