Av. İrfan Şengül · Hukuk Gündemi
İş hukuku alanında son dönemde sıkça tartışılan “jet arabuluculuk” uygulamasına Yargıtay’dan dikkat çeken bir sınırlama geldi. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin verdiği yakın tarihli karar, işveren tarafından işten çıkarma anında aceleyle yürütülen arabuluculuk süreçlerinin geçerliliğini ciddi şekilde sorgulayan bir içtihat niteliği taşıyor. Av. İrfan Şengül olarak bu kararın işçi-işveren ilişkilerine etkisini değerlendiriyoruz.
“Jet Arabuluculuk” Nedir?
Uygulamada “jet arabuluculuk” olarak adlandırılan yöntem, işçinin iş sözleşmesinin feshedildiği gün, çoğu zaman aynı saatler içinde arabuluculuk görüşmesine çağrılması ve burada hızlıca bir anlaşma tutanağı imzalatılması anlamına geliyor. Bu süreçte işçiye genellikle kıdem ve ihbar tazminatı gibi haklarından önemli ölçüde feragat ettiği bir anlaşma sunulmakta, çoğu zaman düşünme ve değerlendirme süresi tanınmadan imza alınmaktadır.
Yargıtay Ne Dedi?
Yüksek Mahkeme’nin değerlendirmesine göre, işten çıkarmanın gerçekleştiği saatlerde aynı gün yapılan ve işçinin haklarından vazgeçmesini içeren arabuluculuk anlaşmaları, işçinin serbest irade ile karar verme imkânından yoksun bırakıldığı bir ortamda imzalanmış kabul edilebilir. Kararda özellikle şu unsurlara dikkat çekildi:
- İşçinin fesih anındaki psikolojik durumu ve karar verme kapasitesi
- Anlaşmayı değerlendirmek için yeterli süre tanınıp tanınmadığı
- Anlaşma kapsamında ödenen tazminat tutarının yasal haklara göre yetersiz olup olmadığı
Bu unsurların bir araya gelmesi halinde, söz konusu arabuluculuk tutanaklarının “irade sakatlığı” gerekçesiyle geçersiz sayılabileceği vurgulandı. Bu çerçevede, fesih günü hızlıca imzalatılan ve düşük tazminat içeren anlaşmalar artık mahkemeler önünde kolaylıkla geçerli kabul edilmeyebilecek.
Kararın Pratik Sonuçları
İşçiler için: Fesih günü imzalanan ve haklarından feragat içeren arabuluculuk tutanakları, sonradan dava yoluyla geçersizliği ileri sürülebilir hale geliyor. Daha önce “imzaladım, artık hak talep edemem” düşüncesiyle dava açmaktan vazgeçen işçiler için bu karar yeni bir kapı açıyor.
İşverenler için: Fesih sürecinin arabuluculukla aynı gün ve aceleyle yürütülmesi artık ciddi bir hukuki risk taşıyor. İşverenlerin, arabuluculuk sürecini fesihten makul bir süre sonra başlatması, işçiye değerlendirme süresi tanıması ve tazminat hesaplamalarını yasal asgari haklarla uyumlu hazırlaması önem kazanıyor.
Arabulucular için: Sürecin gönüllülük ve bilgilendirilmiş irade ilkelerine uygun yürütüldüğünün tutanağa yansıtılması, ileride doğabilecek geçerlilik tartışmalarının önüne geçmek açısından kritik hale geliyor.
Değerlendirme
Bu karar, dava şartı arabuluculuğun amacının uyuşmazlıkları hızlı ve adil biçimde çözmek olduğunu, sürecin işçi aleyhine bir baskı aracına dönüştürülemeyeceğini bir kez daha hatırlatıyor. Benzer bir süreçle karşı karşıya kalan işçilerin, imzaladıkları arabuluculuk tutanaklarının geçerliliğini bir hukuk danışmanıyla birlikte değerlendirmesi büyük önem taşıyor. Bu konuda hukuki destek almak isteyenler, mevcut durumlarını ve imzaladıkları belgeleri tarafımızla paylaşarak detaylı bir değerlendirme talep edebilirler.
